29 Ekim 2014 Çarşamba

anlayamayacağız*

İnsanların acıları ne kadar farklı.
Ne kadar anlamıyoruz aslında birbirimizi.
Acının adı aynı da olsa farklı işte.
Anlayamayız birbirimizi.
Hiç bir zaman da anlayamayacağız.
İşte bu yüzden 'anlıyorum seni' kocaman bir yalan.

s*

26 Ekim 2014 Pazar

Tamdafrekansderken*

Olay ne aslında?
Olay frekans tutturamama.
En basitinden alkol alımında dahi aynı kafada olunmadığında denge tutmuyor.
Alkol vücudu öyle bir hale sokuyor ki aşırı özgüven ve saçmalama şansı veriyor.
Frekansın tutmama sebeplerinden sadece bir tanesi de denebilir.

Frekans var ise ve bir taraf geri çektiyse kendini o denge, o frekans mutlaka bozulacaktır.

Çok fazla düzeltebileni yok piyasada, napıyoruz?

Frekansı yaratmaya değil bulmaya çalışıyoruz.

29 Ekim Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun.

İyi geceler,
s*

17 Ekim 2014 Cuma

grüya*

Gerçek rüya gördüm bugün. Ya da dün mü? Tam gününü bilmiyorum. Ama bu sabah uyandım. Rüyaların kaç saniye sürdüğünü bilmiyorum açıkçası ve bence 8 değil.
Herkes görür ama.
Aşırı bir gerçekti ya.
Uyanmak istememenin doruklarında gezinirken gözlerimi açtım tabi klasik.
Griydi tüm rüya gri.

Bu kadar.

Sevgiler,

s*

9 Ekim 2014 Perşembe

kalkülatör*

Hesap makinesini amacına uygun olarak kullanmayan tek kişi olmadığımı düşünüyorum.
Hesap makinesi ile harikalar yaratmıyorum fakat kendi kendimi eğlendiriyorum.
Zaten bir durup düşünün, insanın kendi kendini eğlendirmesi ve kendine kahkaha attırabilmesi kolay mı?

Alfabesini çözdüğümü düşündüğüm hesap makinesiyle aklıma gelen birçok kelimeden birkaç tanesini aşağıda görmek mümkün. Bunlar işte seni, beni tüm garipleri anlatan birkaç kelime.

İlerde daha çok yazayım mı?
Yazayım.





Sevgiler,

s*

7 Ekim 2014 Salı

Anlamlandırmaksanatı*

Yaptığım çoğu şey aslında anlamsız gözüküyor. Anlam aramak zaten gereksiz. Çünkü insan kendi düşüncesi için 'anlamlandırma' sanatını kendisi icra eder. Başkasının düşüncesi veya kendi anlamlandırma çabası gereksizin ötesinde aynı zamanda yersiz.

Kişi anlam arayışını kendi içerisinde gerçekleştirmeli ve ancak bu doğrultuda fikir paylaşımında bulunabilir.

Anlamlandırmaya çalışmak bir şiirde kendini bulmak gibi. Nasıl?

Çünkü insan kendini şiirde bulamaz, asla ve asla şiiri yazanın duygularını hissedemez, hissetse bile emin olamaz. Çünkü şüphe ilelebet varolacaktır.


Varılan nokta: kişi sadece kendinden sorumludur ve kendi duygularının bilincindedir. Şiirleri değil, şiirlere karşı duygular hissedebiliriz. İnsanlar da böyle.

Asla ne zaman ne hissetiğimiz bilinmeyecek.

s*